Üye Giriş
Hava durumu
32 Dilde Sözlük
Ziyaretçi Sayısı
| Bugün | 237 |
| Dün | 247 |
| Bu Hafta | 484 |
| Bu Ay | 1561 |
| Hepsi | 37762 |
Toplam Üye
![]() | Toplam Üye : 470 |
![]() | Bugün : 3 |
![]() | Bu hafta : 3 |
![]() | Bu ay : 11 |
![]() | Son Üye : serdar |
Türk Radyoları
zirve100
Toplist
Best-Top
|
|
| Rastgele Videolar | ||||
|---|---|---|---|---|
|
|
| Son Hikaye Şiir Fıkra |
|---|
| |
| Rastgele Oyunlar | ||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
| Sünnet erken boşalma nedeni olabilir |
|
Bir Kadın Doğum Uzmanı olarak sünnet uzmanlık alanıma tam olarak girmese de, özellikle yenidoğan döneminde yapılabilecek sünnet işlemi beni ve hastalarımı oldukça ilgilendirdiği için bu konuyu gündeme taşımak istedim. Sünnet çok basit bir işlem gibi görünse de uzman ellerde yapılması büyük önem taşır. Hem cerrahi yönü hem de psikolojik yönüyle üzerinde önemle durulması gereken bir işlemdir. Sünnetin ehil kişiler tarafından ve cerrahi işlem kurallarına göre uygulanması şarttır. Sünneti yapacak kişinin uzman olması, penisin anatomi ve fizyolojisini iyi bilmesi gerekmektedir. Sünnet esnasında gerekli cerrahi itinanın gösterilmemesi önemli komplikasyonlara yol açabilmektedir. Bu komplikasyonların başında da kanama, enfeksiyon, idrar yolları ve peniste kalıcı hasarlar gelmektedir. Sterilizasyonun tam uygulanmaması, aynı aletlerin kullanılması, cerrahi teknik konusunda yeterli bilgiye sahip olunmaması bu komplikasyonların görülme oranını arttırmaktadır. Nitekim ülkemizde de her yıl yüzlerce çocuk sünnet sonrası komplikasyonlarla hastanelere başvurmaktadır. Sünnetin yararları ve gerekliliği son yıllarda yoğun olarak tartışılmaktadır. Sünnetsiz erkeklerin cinsel yol ile bulaşan hastalıklara sünnet olanlara göre daha fazla yakalandıkları (eşleri de dahil ) bildirilmiştir. Ayrıca sünnetli çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu geçirme riskinin azaldığı bildirilmektedir. Örneğin 400.000 erkek bebekte üzerinde yapılan Amerika orijinli bir çalışmada idrar yolu enfeksiyonu oranı sünnetsiz çocuklarda %7, sünnet olan bebeklerde ise % 0,7 olarak bulunmuştur. Yani sünnetsiz çocukların idrar yolu enfeksiyonuna sünnetli olan gruba oranla 8 ile 15 kat fazla yakalandığı gösterilmiştir. Ancak sünnetle ilgili olarak en sık sorulan soru, sünnettin gerekli olup olmadığından daha çok, sünnet için en ideal yaşın hangi yaş olduğudur. Genellikle çocukta bilinç dışı cezalandırma, hadım edilme duygularını çağrıştırma olasılığından dolayı, psikolojik gelişimin genital dönemi olarak kabul edilen 3 ila 6 yaş arası sünnet uygulamasının sakıncalı olduğu düşünülmektedir. Bu yaşların dışında kültürel ve geleneksel törenlerle yapılan, abartıya kaçmayan, çağdaş, makul kutlamalar düzenlenmesi sünnet olacak çocuğun ve de kardeşlerinin – özellikle kız kardeşlerinin – ruh sağlığı için önemlidir. Son yıllarda doğumdan sonraki 2. veya 3. günde (yani gerekli testler yapılıp kanama riskinin olmadığı saptandıktan sonra), anne hastaneden çıkmadan sünnet yapılma sıklığı artmıştır. Bunun nedeni doğumdan sonraki ilk bir ay içinde yani yenidoğan döneminde uygulanan sünnetten sonra ailelerin ve bebeğin işlem sonrasını çok rahat geçirmeleridir.. Halen Amerika’da % 60 oranında cerrahi yenidoğan sünneti yapılmaktadır. Cerrahi işlemin ve bakımın kolaylığı, bebekte yara iyileşmesinin çabuk olması ve psikolojik travma oluşturmaması gibi avantajları nedeniyle yenidoğan sünneti, ülkemizde de daha sık kabul görmeye başlamıştır. Bazı hastaneler anne hastaneden çıkmadan sünnet yapılır ise daha indirimli fiyatlar uygulamaktadırlar. Yenidoğan sünneti oldukça basit ve risksiz bir operasyon olmasına rağmen bir cerrahi işlemdir. Dolayısıyla işlem sırasında ve sonrasında yüzde 1’den az oranda çeşitli komplikasyonlar olabilmektedir. Bunlardan başlıcaları enfeksiyon, yetersiz sünnet (ilerde 2. ve daha küçük bir işlem ile kalan derinin çıkartılması), sünnet derisinin daralması, cilt yapışıklıkları ve kanamadır. Bazı hastanelerde yenidoğan sünnetleri özel bir bölgesel anestezi yöntemiyle yapılmaktadır. Bu yöntemde bebek sünnet sonrası yaklaşık 6 saat ağrı duymamakta ve ağrının en yoğun olduğu dönemi ağrısız olarak atlatabilmektedir. Lokal anestezi uygun yapılmaz ise -genel kanının tersine- genel anesteziye göre daha da risklidir. Çünkü lokal anestezik olarak kullanılan maddenin penis damarlarında spazm yaparak penisin kaybına bile sebep olması mümkündür. Ayrıca yine bu dönemde uygulanan, “ çan yöntemi “ diye adlandırılan (çan şeklindeki aletler kullanılmaktadır) dikişsiz bir yöntem de vardır. Bu yöntemde estetik görünüş ve komplikasyonlar açısından da daha iyi sonuçlar alındığı söylenmektedir. Şahsen (daha önce doğumunu yaptırdığım bebeklere çan ve diğer yöntemi uygulamış biri olarak) arada çok önemli farklar olmadığını, yapacak kişinin bu konudaki tecrübesinin yöntemden daha önemli olduğunu düşünüyorum. Prematüre, ailede hemofili veya diğer kan hastalığı öyküsü olan, doğuştan penis anomalisi ve o anda rahatsızlığı olan bebeklerde yenidoğan sünneti uygulanmamalıdır. Sünnet işleminin konunun uzmanı doktor tarafından, sessiz, sakin ve steril bir ortamda yapılıyor olması çocuğun yaşadığı kaygıyı olabildiğince doğal sınırlarda tutar. Toplu Sünnet kampanyalarında hem bir cerrahi işlem olarak hem de psikolojik yönüyle sünnet olayında uyulması gereken tüm kurallar çiğnenmektedir. Nitekim, bu tür kampanyalar sonrası daha fazla komplikasyonlar oluşmaktadır. 1997 yılında Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün toplu sünnetleri yasaklamıştır. Sonuç olarak gerek tıbbi gerek ise sosyal sebeplerle, gerek bebek gerek ise ailesi açısından , gerek kısa gerek ise uzun dönem sonuçları açısından doğumdan sonraki ilk bir ay içinde yapılan yenidoğan sünnetini tavsiye ediyorum.
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |









Eşek Vali 


